Alp SuleimanGrowth Partner

Dijital Dönüşüm

Kötü bir süreci dijitale taşırsanız elinizde hızlı bir kötü süreç olur. Dönüşüm, yazılım almak değil; kimin hangi kararı nasıl verdiğini yeniden yazmaktır.

Scale-upStrateji 57 / 884 dk okuma

Yazar: Yayın

Birçok şirket dijital dönüşüme aynı cümleyle başlar: “Bir ERP alıyoruz.” Altı ay sonra yeni sistem çalışıyor, ama muhasebe eski Excel'ini de açık tutuyor, satış CRM'e yalnızca ay sonu giriş yapıyor, yönetim hâlâ toplantıdan önce kişilerin elindeki rakamları bekliyor. Araç değişti, iş değişmedi.

Bu yazının tezi basit: dijital dönüşüm bir teknoloji projesi gibi görünür ama çoğu zaman bir karar hakkı ve süreç tasarımı projesidir. Teknoloji, ancak organizasyonun nasıl çalıştığı değiştiğinde değer üretir.

Ne zaman ihtiyacınız var?

Sinyaller operasyonel: aynı veri üç farklı yerde üç farklı değerle duruyor. Bir müşteri talebi için yedi kişi e-posta zincirinde. Yeni bir çalışan verimli hale gelmek için aylar harcıyor, çünkü bilgi insanların kafasında. Rakipler aynı hizmeti daha kısa sürede ve daha ucuza veriyor. Büyüme, aynı oranda eleman almadan sürdürülemiyor.

Henüz erkense, süreciniz henüz oturmamışsa. Haftada değişen bir süreci dijitalleştirmek, sürekli yeniden yazılan bir yazılım demektir. Önce elle ve basit araçlarla stabil hale getirin, sonra otomatikleştirin. Ayrıca on kişilik bir ekipte “dönüşüm programı” kurmak genellikle gösteriş olur; orada ihtiyacınız olan birkaç iyi seçilmiş araç ve bir disiplin.

Çoğu ekibin atladığı nokta

Şirketler dönüşümü araç envanteri üzerinden düşünür: hangi sistemlerimiz var, hangilerini değiştirelim. Daha doğru soru şu: müşterinin ya da çalışanın hayatında hangi an bugün gereksiz yere yavaş, hatalı ya da insana bağımlı?

Bu iki bakışın pratikteki farkı büyük. Araç odaklı ekip proje planı yazar, vendor seçer, go-live tarihi koyar ve tarihe ulaştığında “başardık” der. Sonuç odaklı ekip, tek bir akışı seçer (ör. teklif talebinden siparişe kadar geçen süre), bugünkü hâlini ölçer, nerede beklediğini ve kimin elinde takıldığını bulur, sonra yalnızca o noktaları çözer.

Dijitalleştirmek bir süreci hızlandırır; yeniden tasarlamak ise onun gerekli olup olmadığını sorgular. Önce ikincisini yapmazsanız, birincisi hatayı da hızlandırır.

İkinci kritik nokta sahiplik. Bu tür projeler çoğunlukla IT'ye verilir, çünkü teknoloji gibi görünür. Oysa satış sürecini dönüştürecek olan satış lideridir; IT, onun kararlarını mümkün kılan taraftır. Sahibi iş birimi olmayan dönüşüm, teslim edilir ama kullanılmaz.

Üçüncüsü, insan tarafı. Yeni bir sistemin benimsenmesi, onu kullanmak zorunda olanın bunu kendi işine yarar görmesine bağlıdır. Sistem yalnızca yönetime rapor üretiyor ve sahadaki kişiye ek veri girişi yüklüyorsa, ona direnç gösterilmesi irrasyonel değildir.

Uygulama planı

1. Tek bir yolculuk seçin

Şirketin tamamını değil, tek bir uçtan uca akışı seçin: müşteri kazanımı, sipariş-teslimat, tahsilat, işe alım, destek. Seçim kriteri iki soruya dayanır: bu akışta bugün ne kadar zaman ve para kaybediyoruz, ve müşteri bunu ne kadar hissediyor? İlk dönüşüm, kısa sürede görünür sonuç verecek yerde olmalı; çünkü sonraki adımların bütçesi ve gönüllüsü buradan çıkar.

2. Bugünkü hâli haritalayın ve ölçün

Akışı bir duvara yapıştırarak, işi gerçekten yapan insanlarla çıkarın; yönetimin sandığı hâliyle değil, olan hâliyle. Her adımın süresi, bekleme süresi, el değiştirme sayısı, hata sayısı yazılsın. Çoğu zaman toplam sürenin büyük kısmı işin kendisi değil, kuyrukta bekleme çıkar. Bunu görmek, araç tartışmasını başka bir yere taşır.

3. Önce süreci sadeleştirin, sonra otomatikleştirin

Haritada her adım için sorun: bu adım kimin için değer üretiyor? Onay zincirinde gerçekten karar veren kişiler kim? Hangi veri iki kez giriliyor? Gereksiz adımları silin, onayları azaltın, tek bir veri kaynağı belirleyin. Ancak ondan sonra hangi adımların yazılıma, hangilerinin entegrasyona, hangilerinin hiçbir şeye ihtiyaç duymadığına karar verin.

4. Küçük bir ekiple, kısa döngülerle teslim edin

İş birimi sahibi, bir ürün sahibi gibi davranan biri, iki üç geliştirici ve işi yapan bir iki kullanıcıdan oluşan ekip kurun. Altı ay sonra büyük bir lansman yerine, her iki üç haftada kullanıcıların eline geçen bir sürüm planlayın. Faydanın büyük kısmı geç gelir; ilk sürümün amacı öğrenmek ve gerçek kullanıcıya dokunmaktır.

5. Benimsemeyi bir iş olarak yönetin

Eğitim yetmez. Eski yöntemi bilinçli olarak kapatma tarihi koyun; iki sistemin paralel yaşadığı her gün, benimsemenin en büyük düşmanıdır. Sahada sistemi ilk benimseyen kişileri öne çıkarın ve onlardan çıkan düzeltmeleri hızla yayınlayın. Kullanıcı bir sorun bildirdiğinde birkaç gün içinde çözüldüğünü görürse, sistemi sahiplenir.

6. Yönetim kararlarını yeni veriyle bağlayın

Dönüşümün nihai testi, haftalık toplantıdaki rakamların artık tek bir yerden gelmesi ve kararların onlara göre verilmesidir. Eski raporları kaldırın ki insanlar yeni kaynağa güvenmek zorunda kalsın.

Neyi ölçmeli?

  • Süreç döngü süresi (gecikmeli): seçilen akışın baştan sona toplam süresi. Dönüşümün ana iş sonucu.
  • Manuel dokunuş oranı (öncü): bir işlemin insan müdahalesi gerektiren adımlarının payı. Otomasyonun gerçekten çalışıp çalışmadığını gösterir.
  • Aktif kullanım oranı (öncü): sistemi kullanması gereken kişilerin haftalık gerçek kullanımı. Düşükse paralel Excel yaşıyor demektir.
  • Hata ve yeniden iş oranı (gecikmeli): düzeltilmesi gereken kayıtların toplam içindeki payı.

Tuzaklar

Araç sihri. Yeni bir platform, sürecin sorunlarını çözmez; yalnızca daha pahalı şekilde taşır. Vendor sunumunda gördüğünüz akış sizin gerçek akışınız değildir.

Dev program. İki yıllık, şirketin tamamını kapsayan bir dönüşüm planı, birinci yılın sonunda önceliklerin değiştiği ve bütçenin kesildiği bir plandır. Küçük, bitmiş ve kullanılan her parça, büyük ve yarım kalan bir planın önünde gelir.

Sahipsizlik. “IT yapıyor” ya da “danışman yapıyor” cümlesi, iş biriminin sorumluluktan çıktığı andır. Kararları iş sahibi verir.

Eski sistemi açık bırakmak. Kapatma tarihi olmayan geçiş, iki sistemi birlikte yaşatmak demektir ve ikisinin de maliyetini ödersiniz.

Bu hafta başlayın

  1. Şirketin en çok şikâyet aldığı ya da en çok zaman kaybettiği tek akışı seçin ve adını yazın (ör. “tekliften siparişe”).
  2. O akışı fiilen yürüten üç kişiyle birer saat oturun; her adımı, beklemeyi ve el değiştirmeyi bir kâğıda çizin.
  3. Çizimde bekleyen en uzun üç noktayı bulun ve bunlardan sadece birini önümüzdeki iki hafta içinde bir kişinin sahipliğiyle çözülmek üzere işaretleyin.

Uygulama

Bu stratejiyi şirketinize uyarlayalım.

Hangi evrede olduğunuzu ve bu stratejinin sizin için doğru kaldıraç olup olmadığını birlikte netleştirelim.

↑ Tüm stratejiler